< geri

Fransa basınından alıntılar
Vizyona Giriş Tarihi 20 Nisan 2008

"İsminin de çağrıştırdığı gibi, yaklaşım, neredeyse “jeolojik”, uzun bir seyir: toprak ve ışık filmin başat karakterleri. Yine de tarz kolaylıkla keskin ve sert olabiliyor. Reha Erdem, iran sinemasında görebildiğimiz örnekler gibi, arkaik ve entrikacı bir uygarlığı bize keşfettirmek için çocukların acımasız bakışını kullanıyor. Bu, küçük adamlar olmaya aday çocuklar, onu uzaktan ve eleştirel bir bakışla gözlemliyorlar. Hayal güçleri ve saflıkları filmi aşırı bir ciddiyetten koruyor."
- Raphaelle Simon, TELERAMA

"Küçük öykülerle trajik dokunun iç içe girdiği ince bir anlatıyla, zarafet ve ciddiyet arasında salınan bir sinema diliyle, yönetmen, çocukluğa ve ona has tasasızlığa veda üzerine, muhteşem bir şiire imzasını atmış."
- Xavier Leherpeur, CİNELİVE

"Arvo Part’ın ağdalı müziğini sevmek kaydıyla, kırık çocuklukların yas ezgilerini susturan bu “requiem”, bu muhteşem resim kitabı, sizi büyüleyecektir."
- Alex Masson, PREMİERE

"Ancak, bu hayat kesiti, genç oyuncuların performansı ve mizansen sayesinde gerçeklik kazanıyor. Sevgi, kin, kıskançlık, öfke: insanoğlunun duyguları mükemmel bir şekilde ortaya konmuş. Nadiren sinemalaştırılmış olan filmin konusu ise oldukça iyi işlenmiş."
- Camile Couderc

"Genç Türk sineması son zamanların en ilginç sinemalarından biri olarak kendini kabul ettirmeye devam ediyor.  Kırsal bir film olmanın çok ötesinde, uçsuz bucaksız ve muhteşem bir doğada, çarpıcı bir ustalığa hâkim şiirsel bir anlayışla çekilmiş olan bu film, bunu bir kez daha kanıtlıyor. Mutlaka keşfedilmesi gereken, müphem, güneşli ve karanlık bir eser."
-Xavier Leherpeur, TELECİNEOBS

"Mizansenin keskinliği, Reha Erdem’in karakterlerine ve oyuncularına gösterdiği sınırsız saygı, bazen abartılı ama derin bir güzellikteki mizansen, yoğun bir haz veriyor."
- Thomas Sotinel, LE MONDE

"Bu şiirsel ve ince seyirlik eser, onları taklit etmeden, çocukluk temasını işleyen filmlerin arasında yerini alıyor. Hollywood’un dev yapımcılarına duyurulur: başka bir sinema mümkündür. Burada insan acele etmiyor, kendini iyi hissediyor, başka yerde karşılaşamayacağı kardeşleriyle karşılaşıyor."
- İsabelle Tellier, LE QUOTİDİEN DU CİNEMA

"Türk sinemasının olgunluğunu ilan eden bir eser."
PARİS MATCH

< geri