< geri

Beş Vakit (Türkiye)
Derek Elley
19.04.2006 - variety.com

Bir Atlantik Film yapımı. (Dünya Hakları: Atlantik, İstanbul)
Yapımcı: Ömer Atay
Senaryo ve yönetmen: Reha Erdem
Oyuncular: Özkan Özen, Ali Bey Kayalı, Elit İşcan, Bülent Emin Yarar, Taner Birsel, Yiğit Özşener, Selma Ergeç, Tarık Sönmez, Köksal Engür, Tilbe Saran, Sevinç Erbulak, Nihan Aslı Elmas, Cüneyt Türel.

Üç ergenin gözüyle köy yaşamının büyüleyici bir portresinin çizildiği Türk mucizesi “Beş Vakit”te hayat, büyük olaylardan çok küçük gerçekler etrafında kurulu. Film, sakin görüntüsünün çok ötesinde şiirsel ve manevi bir etki barındırıyor içinde. Büyük ekranda iyi sonuç veren çekimleriyle, sade kırsal yaşamı allayıp pullamadan anlatan Reha Erdem'in dördüncü uzun metrajlı filmi, seçkin sinemalarda kısa gösterim tarihleriyle gösterilmeden önce, kaliteli etkinliklerde izleyiciyle buluşmayı hak ediyor. Hangi ülkenin sinema ölçütlerini baz alırsak alalım, önemli bir başarı sağlandığı açık.

Yazar-Yönetmen Erdem yedi yıl önce çektiği eğlenceli ve yaratıcı filmi Kaç Para Kaç'ta İstanbul'da küçük bir dükkân sahibinin yüklü bir miktar para bulmasıyla alt üst olan hayatının alegorik öyküsünü anlatmıştı. “Zamanlar ve Rüzgârlar” (Türkçe adını tercüme edersek Beş Vakit), mekânı ve duygusal sıcaklığıyla çok farklı olsa da, hem senaryosu hem de teknik altyapısıyla eşit oranda kusursuz bir yapım.

Türkiye'nin kuzeybatı sahilinde yer alan Truva'nın güneyindeki Ayvacık yakınlarındaki zorlu bir dağ köyünde çekilen film, insan hayatının çoraklığına ve umutsuzluğuna değil, doğanın mevsimleriyle ve günü beşe bölen ezan sesleriyle şekillenen saklı kalmış arzulara ve düşlere selam ediyor.

Macar Gyorgy Palfi'nin köy hayatını anlattığı “Hıçkırık”ın detaylı gözlem gücü (2002) ve Peter Hall'un İngiliz kırsalını ustalıkla tasvir ettiği 1975 tarihli “Akenfield”inin derin etkileri Beş Vakit'te mevcut. Arvo Part'ın “Te deum” adlı parçasının da içinde bulunduğu insanı alt üst eden yaylı enstrüman müzikleri, Hall'ün filminde Michael Tippett'in müziğinin yarattığına benzer duygusal etkiyi yaratıyor.

Filmin üç başrol oyuncusu da 12-13 yaşlarında: Babası (Bülent Emin Yarar) köyün imamı olan Ömer (Özkan Özen), en iyi arkadaşı Yakup (Ali Bey Kayalı) ve Yıldız adlı bir kız çocuğu (Elit İşcan). Güzel öğretmenlerinin (Selma Ergeç) verdiği dersler ve ailelerinden işittikleri azarlardan arta kalan zamanlarında bu üç arkadaş, vaktini kâh dere tepe gezinip şakalaşarak, kâh yaz sıcağında kestirip onlardan yaşça büyük köyün çobanıyla (Tarık Sönmez) laflayarak geçirir.

Babasının paylamalarına içerleyen Ömer ondan kurtulmanın yollarını arar. İçten içe öğretmeniyle ilgili düşer kuran Yakup, babasının genç kadını gözetlediğini öğrenir ve babasına sırt çevirir. Erkek kardeşine annelik eden genç Yıldız ise bir gece sevişirken gördüğü anne babasını bir türlü aklından çıkaramaz.

Filmin içeriği, kulağa can sıkıntısının formülüymüş gibi gelse de Erdem'in küçük olayları iç içe geçirirken gerçekleştirdiği ince hesaplanmış sihirbazlıklar perdede gördüğümüzden çok daha fazlasının olup bittiği yönünde bir kanı uyandırıyor. Yıldız'ın, filmin 75. dakikasında küçük bir kaza geçirmesi hayli şaşırtıcı olur; Erdem, seyircisini bu sürpriziyle yakalar. O noktadan itibaren film, olması ya da olmaması muhtemel diğer olaylar üstüne artan bir tansiyonla devam eder.

Erdem'in daimi görüntü yönetmeni Florent Herry'nin fevkalade kareleriyle muhteşem uyum gösteren doğa seslerine (rüzgâr, su, yapraklar) bakınca teknik kadronun işinin ehli uzmanlardan oluştuğu görülüyor. Film, 25. Uluslararası İstanbul Film Festivali'nin Ulusal Yarışma bölümünde “En İyi Film” ödülünü kazandı.
 
Kamera (renkli, widescreen), Florent Herry; montaj, Reha Erdem; müzik Arvo Part; sanat yönetmeni, Ömer Atay; kostüm tasarımı, Mehtap Tunay; ses (Dolby Digital), Herve Guyader, Murat Şenürkmez; yönetmen yardımcıları, Gamze Paker, Fatih Kızılgök; casting, Özlem Sungur. 25. Uluslararası İstanbul Film Festivali Ulusal Yarışma bölümünde gösterildi, 12 Mart 2006. Süre: 107 dakika.

  < geri